Yazar: Mustafa Akman

İBN-İ ARABÎ’NİN ZIMMÎLER HAKKINDAKİ FETVASI

Dinler de birer tezâhürdür ve Tek olanın bir ifade şeklidir. Bu durumda bütün öğretiler de Bir’in, zaman-mekân icaplarına uygun düşen tezâhürleridir. Giuseppe Scattolin, tasavvufî ‘açık ve geniş fikirli’liğin ışığında, İbn-i Arabî düşüncesinin farklı bir...

İBN-İ ARABÎ’YE GÖRE İSÂ ALEYHİSSELAM

İsâ Aleyhisselamın tabii bir ölümle öldüğü, rûhlu-bedenli olarak ilahi huzura yükseltilmediği ve dolayısıyla kıyametten önce dünyaya bir insan olarak inmesinin mümkün olmadığı hususu doğrudur. İsâ aleyhisselam Muhyiddin İbn-i Arabî’de çeşitli açılardan önem taşıyan bir...

“MÜ’MİN FİRAVUN GÖRÜŞÜ VE ELEŞTİRİSİ

İbn-i Arabî’nin: Firavun “tâhir ve mutahhar” yani mü’min olarak öldüğü yönündeki görüşü meşhurdur. Sonraki dönemde konuya ilişkin geniş bir edebiyat oluşmuştur. İbn-i Arabî’nin bu inancını destekleyen Celaleddin ed-Devvani’ye Ali el-Karî’nin ciddi eleştirileri olmuştur. Bu...

TASAVVUF MENSUPLARINDAN İBN-İ ARABİ ELEŞTİRİSİ

İbn-i Arabi’yi (v.638/1240) tasavvuf dünyasında en ciddi eleştiren sûfi, Alâuddevle-i Simnâni (v.736/1336) olmuştur. Simnâni’nin, vahdet-i vücûda yönelik eleştirisi, iki noktada odaklanmaktadır. Birincisi, vahdet-i vücûd müşâhedesi, sûfi tecrübenin son gayesi değil, başlangıcıdır, şeklindedir. Dr. Mustafa...