Güzel Ahlakın Faydaları

Güzel ahlak kişiyi her tür kötülükten, her tür bağımlılıktan uzak tutar. Güzel ahlak müminin olmazsa olmaz vasıflarındandır.

Elçimizin ahlak anlayışı Kur’andı: Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Elçimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir “ Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” [1]

Allah Teâlâ Kur’an’ı Kerim’de elçimiz hakkında şöyle buyurmaktadır:

Sizin için, Allah’tan ve ahiret gününden umudu olanlar ve Allah’ı çokça zikredenler. (Allah’ın Kitabını anlayarak çokça okuyanlar) için Allah’ın Elçisinde güzel örnek vardır. (Ahzab/21)

Elçimizin ahlakı ve ahlak anlayışını anlayabilmemiz için Aişe validemizden nakledilen şu rivayet oldukça önemlidir:

Bir adam: “Ey müminlerin annesi! Bize Allah’ın Resulünün ahlakından bahseder misin?” dedi. O da: “Sen hiç Kur’an okumuyor musun?” diye sordu. Adam: “Tabi ki okuyorum.” diye cevap verince Aişe de: “Onun ahlakı, Kur’an (ahlakı) idi.” dedi.[2]

Ayet ve hadislerden de anlaşılacağı gibi, Elçimiz Muhammed aleyhisselam Kur’an’ı hayat rehberi haline getirmiş, onun ahlakıyla ahlaklanmıştır.

“İyilik, yüzünüzü doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. İyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve nebilere inanıp güvenen kişinin yaptığıdır. Böyle bir kişi, sevmesine rağmen malını, kendine yakınlığı olanlara, yetimlere, çaresizlere, yolda kalanlara, isteyenlere ve boyunduruk altındakilere verir. Namazı özenle ve sürekli kılar ve zekâtı verir. Bunlar anlaşma yaptıkları zaman da yükümlülüklerini yerine getirirler. Baskılara, zorluklara, bir de baskın anında olacaklara karşı dirençli olurlar. Özü sözü doğru olanlar bunlardır. Allah’tan çekinerek korunanlar da bunlardır.” (Bakara/177)

Ayette geçen “birr” kavramı hakkında

“Birr (iyilik) nedir? Diye Elçimize sorulduğunda öncelikle güzel ahlaktır cevabını vermiş ve

“Sizin en hayırlılarınız ahlakça en güzel olanınızdır”[3] Diyerek Elçimiz dikkatlerimizi güzel ahlakın önemine çekmiştir.

“Birr/ iyilik güzel ahlaktır; ism/ kötülük de kalbin yatışmadığı ve halkın duymasını hoş görmediğin şeylerdir.”[4]

“Kıyamet gününde müminin mizanında güzel ahlaktan daha ağır bir şey bulunmaz. Allah Teâla çirkin vi kötü sözlü kimseyi sevmez.”[5]

“Güzel ahlak, güler yüz, hayırlı işlerde el açıklığı, bir de kimseye eziyet etmemektir.”[6]

“Onlar, bollukta ve darlıkta hayra harcayan, öfkesine hâkim olan ve insanları affedenlerdir. Allah, güzel davrananları sever.(Al-i İmran/134)

Güzel ahlakı sürdürebilmek için iyi bir aileye[7] ve iyi bir arkadaş çevresine[8] ihtiyacımız vardır. İyilikte ve takvada yardımlaşmamız, kötülük ve günah işlemek konusunda yardımlaşmamamız için uyarılmaktayız.[9] Ayet ve hadislerden de anlayacağımız gibi bir müminin bilmesi gereken, dünya ahiret dengesinin ancak güzel ahlakla inşa edileceğidir.

Hayırlı çocuklarımız olsun istiyorsak,  eş adayımızın imanlı ve güzel ahlaklı olmasına dikkat etmeliyiz. “Sahip olunan şeylerin en kıymetlisi; zikreden bir dil, şükreden bir kalp, kocasının îmanına yardımcı olan sâliha bir eştir…”[10]

Eğitimcilerin çoğu eğitimin doğumla birlikte, hatta daha önceden başlaması gerektiği hususunda görüş birliği içindedirler. Bilim insanları da çocuğun anne rahmindeki gelişim sürecine dikkatlerimizi çekmektedir.  Doğmamış bebeğin annesinin aldığı besinlerden ve ruhsal durumdan etkilendiğini söylemektedirler. En arınık ortam olan plasenta, anneden besini alıp cenine iletmektedir.

Haram gıdaların tüketilmesi halinde alkol, uyuşturucu gibi maddeler cenine zarar verdiği tıbben ispatlanmıştır. Haram gıdalar, plasentanın savunma mekanizmasını kırmaktadır. Buna göre çocuğun yetiştirilmesinde ilk dikkat edilecek husus onun gıdası ve beslenmesidir. Çünkü gerek nicelik gerekse nitelik olarak çocuğun aldığı gıdaların, karakterine iyi ya da kötü yönde etki edeceği şeklinde bazı görüşler mevcuttur.[11]

Çocuğun helâl gıda ile beslenmesi güzel ahlâk sahibi olarak yetişmesinde önemli olduğu anlaşılmaktadır. Ana babanın ahlaklı oluşlarının çocuğun eğitiminde büyük yeri vardır. Çocuğun sağlıklı, ahlaklı ve dindar yetiştirebilmek için çok erken yaşlardan başlayarak onun eğitimini ciddiye almak gerekir.

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”(Tahrim/6)

Ailene namazı emret, sen de namaza devam et. (Rızkı bahane etme) Senden rızık istemez, sana rızık veririz. Mutlu son, Allah’tan çekinerek kendini korumanındır (takvanındır).(Ta-Ha/132)

“Kişinin çocuğunu eğitmesi, sadaka vermesinden daha üstün bir ibadettir”[12]

Elçimiz bir gün şöyle buyurdu:

“Yazıklar olsun ahir zaman babalarına!”

Bunun üzerine ashap sordu: “Yoksa müşrik mi olacaklar?” Elçimiz  (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Hayır, Müslüman kalacaklar; ama çocuklarına dini öğretmeyecek ve hatta çocukları dini öğrenmek istediklerinde onlara engel olacak ve onları dünya malı kazanmaya sevk edeceklerdir. İşte ben böyle babalardan uzağım; onlar da benden uzaktırlar.”[13]

“Çocuklarınızı iyi eğitin ki yüce Allah sizleri affetsin.” [14]

“Çocuğun kalbi ekilmemiş tarlaya benzer; ne eksen tutar.”[15]

Çocuklarımız bizim yarınlarımızdır. Güzel ahlak ekersek güzel ahlak biçeriz.

Mürüvvet Çalışkan

_____________________________________________________

[1] Muvatta, Husnü’l Halk

[2] Müslim

[3] Buhari, Müslim

[4] Müslim

[5] Tırmızi

[6] Tırmızi

[7]   Bknz: İbrahim/40

[8]   Bknz: Tevbe 119

[9]   Bknz:Maide/2

[10] Tırmızi

[11] islamansiklopedisi.org.tr/çocuk / Müellif: Hayati Hökelekli /05.02.2019

[12] Tırmızi

[13] Müstedrek’ül-Vesâil

[14] Mekarim-ul Ahlak

[15] Hadis-i Terbiyetî

Mürüvvet Çalışkan

Mürüvvet Çalışkan