Had Hudut

Bir şey haddini aşınca zıddına inkılap eder!

İnsan, haddini aşmaya çalışabilen bir varlıktır.

İnsanoğlu tarih sahnesine çıktığından beri bu durumla sürekli baş başa kalmıştır.

İnsanın duygu, düşünce ve davranışlarındaki had hudutlarını bilmesi; kendisini birçok olumsuz duruma düşmekten kurtarmaktadır.

Âdem ve Havva hadlerini aştıkları için bahçeden kovuldular.

Âdem’in çocuklarının sınavı dolaylı olarak bu durumla yakından alakalıdır.

Kardeşlerden biri “Ben Allah’tan korkarım.”[1] Dedi takvaya sarıldı.

Diğeri haddini aştı ve kardeşini öldürdü.

Cenab-ı Hakkın bize sınırlar çizmesi Hz. Âdem’le Havva’nın serüveniyle başlar diyebiliriz.

“Şu ağaca yaklaşma!”[2]

Emri bize had hudut çizildiğini göstermektedir.

Onlara şu sözü söyle: “Ey kendilerini aşırı davranışlara sürüklemiş Allah kulları! Allah’ın merhametinden (ikramından) umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. O, hem bağışlar hem de ikramda bulunur. (Zümer/53)

Allah haddini aşanları sevmez…

Mürüvvet Çalışkan

________________________________________

[1] Bknz. Âdem’in iki oğlunun kıssası Maide/27.28.29.30.

[2] Bknz. Bakara/35, Araf/19

Mürüvvet Çalışkan

Mürüvvet Çalışkan