HİKMET

Yunanda ki hikmet anlayış salt zihinsel bir faaliyettir.

Tanrısal özü taşıdığı varsayılan insanın,

Zihin merkezli düşünme biçimidir.

 

Deizmi çağrıştıran bu düşünce sistemine göre; Tanrı evreni yaratıp kendi haline bırakmıştır. İnsan doğası gereği iyidir.

Ve hiç bir vesayete (Vahiy, Nebi, Resul) ihtiyaç duymaz.

İnsan hakikate kendisi akıl yoluyla ulaşabilir.

Bu düşünce biçimi sadece insanı merkeze aldığı için

Değer yargılarını insanın kendisi belirler.

 

Din ve Felsefe iki ayrı disiplindir.

Dolayısıyla hikmet anlayışları da farklı olacaktır.

 

Nebi, Resulleri filozoflardan ayıran en büyük fark; onların seçilmiş olmaları ve vahiy almalarıdır.

İslam’da hikmet, hakikat anlayışı Allah’tan bağımsız geliştirilemez.

 

Hikmet için sadece akıl yeterli olsaydı,

Nebi, Resullere dolayısıyla vahye gerek kalmazdı.

Herkes aklıyla doğru yolu bulur, akıllar kadar da doğru yol bulunurdu.

Şirk ve küfrün önemi ortadan kalkar, sınava da gerek kalmazdı…

 

Mürüvvet Çalışkan

Mürüvvet Çalışkan

Mürüvvet Çalışkan