Author: Mahmut Celal Özmen
Herkes aynı Kur’an’ı okur; aynı harfler, aynı kelimeler, aynı ayetler… Fakat ortaya çıkan anlamlar şaşırtıcı biçimde birbirinden farklıdır. Bu fark, metnin kendisinden çok, ona bakan gözün arkasında birikenlerle ilgilidir. Çünkü Kur’an çoğu zaman saf bir...
Din, insanın yeryüzündeki en eski ve en köklü arayışlarından biridir. İnsan, var olduğu günden bu yana yalnızca yaşamakla yetinmemiş; yaşadığını anlamlandırmak istemiştir. Ölümle yüzleşen bilinç, adalet arayan vicdan, merhamete muhtaç kalp ve hakikate yönelen...
Ramazan’ın son günleri yaklaşırken zamanın akışı sanki ağırlaşır. Geceler biraz daha derin, sessizlik biraz daha anlamlı görünür. İnsan, kalbinin iç odalarında bir muhasebe meclisi kurmalı, geçmiş günlerin tozunu silip kendine yeniden bakmalıdır. Çünkü Ramazan,...
Bir kitap düşünün… İlk kelimesi “Oku!” olan bir kitap. Bu emri, karanlığın bağrına bir şimşek gibi düşüren bir hitap düşünün. Bu hitabın muhatabı, mağarada titreyen bir insan; ama aslında bütün insanlık. Kur’an kendisini bir...
İnsan, zor anlarında yöneldiği kapının gerçekliğini sorgulamadan huzur bulamaz. Açlıkla, susuzlukla ve sabırla geçen oruç günleri, insanın yalnız bedenini değil, kalbini de arındırmak için vardır. Oruç, insanı gündelik alışkanlıkların gürültüsünden uzaklaştırarak onu hakikate yaklaştırır....
Ramazan gelirken şehirlerin ışıkları değişir; vitrinler, sofralar, takvimler değişir. Fakat insanın içindeki istikamet değişmediği sürece takvim yapraklarının kutsiyeti tek başına bir şey ifade etmez. Ramazan, yalnızca aç kalmanın değil, hakikate açlığın ayıdır. Ne var...
Kâinata dikkatle bakıldığında ilk göze çarpan şey ihtişamdan önce nizamdır. Yıldızlar rastgele savrulmaz, tohum keyfî biçimde çatlamaz, su başıboş akmaz. Varlık, bir kudret gösterisinden ziyade bir düzen tecellisidir. Bu düzen, İslam düşüncesinde “Sünnetullah” olarak...
Din, Kur’an’da bir miras değil; bir yüzleşmedir. İnsan, doğduğu yere değil durduğu yere çağrılır. Bu çağrı doğrudandır; araya kimseyi almaz. Çünkü din Allah’ındır ve muhatabı insandır. Ne bir kurumun tekelindedir ne bir soyun gölgesinde...
Zamanın diline dolanmış cümleler vardır; çok tekrar edildikçe derinlik kazanmaz, aksine içi boşalır. “Hiçbir Kur’an meali aslının yerini tutamaz” sözü de bugün böyle bir cümleye dönüşmüş durumda. İlk söylendiğinde ihtiyatlı bir uyarı gibi duran...
İnsan, zamanı kutsallaştırmayı değil; onunla yüzleşmeyi unuttuğu anda yozlaşır. Yılbaşı ile yılsonu arasına sıkışmış koskoca bir ömür parçası, her defasında bir gecelik eğlenceye ya da o eğlence üzerinden yürütülen ahlak gösterilerine kurban edilir. Ne kutlayanlar durup düşünür ne de karşı çıkanlar hesap...
İslâm dini, Hz. Muhammet’le başlamış gibi algılanıyor sanılsa da bilinmelidir ki, İnsanın yaratılışıyla başlayan bu serüvenin adıdır İslâm; öz ifadeyle söylersek, ilk Resul ve Nebi’nin mesajlarının adı da İslâm’dı, ondan sonra gelenlerinin de. Çünkü...
Geçmişimize bakarak fikren çöküşte olduğumuz defalarca dile getirilmiş olsa da, bunun çok ötesinde, fikrin her biçim, yorum ve ifadesi bakımından, bir asırdan bu yana hakikaten “fikir fakiri” haline geldiğimizi söylemek ayrı bir şeydir… Sözgelimi,...
Bir kavram olarak Azınlık daha en başından garbi ve dolayısıyla da batılı bir kavramdır. Bu yüzden de ne İslam’ın ne de Müslümanların azınlık kavramı üzerinde öyle dişe dokunur bir çalışmaları ve emekleri olmamıştır. Denilebilir...
Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği inançlarla, amellerle Allah’a yaklaşılacağını iddia eden müşriklerin akıbeti ebedi ateştir. Şayet herkes kendi hevasına göre Allah’a yaklaşmanın yolunu bulacak olsaydı peygamberlere ne gerek vardı?! O (insa)nların çoğu ancak ortak...
İnsanlar eğlenmek ister de, niçin eğlenceyi dini bir kılıfla kamufle etmeye çalışırlar, bunu anlamak pek kolay değil. Eğlence fuarlarında dönme dolaplara binip güle oynaya, eğlenen, korkusundan bağıran, üstüne başına kusan insanlar vardır. Onlar bu...
Emekli olunca namaza başlayıp, bir ev bir araba alınca, oğlanı everip, kızı da gelin edince hacca gideriz hayalindeki vatandaş amca, bu dediklerini yapınca, bizim memlekette sırası gelmiş bir iş daha var. Ya cami avlusunda...
Nazara diğer bir kanıt olarak Kur’an’dan Felak ve Nas sûreleri getirilir. Bu iki sûrede de nazara doğrudan bir vurgu yapılmaz. Felak sûresinde; kötülüklerden Allah ‘a sığınmadan söz edilirken, kıskancın yapabileceği kötülüklerden de Allah‘a sığınılır....
Nazar ya da göz değmesi konusunda halk arasında ve din bilginleri arasında yaygın inanç, onun sanki iman esaslarından biri olmasıdır. Daha doğrusu onlara göre imanın altı şartı vardır. Yedincisi nazara, sekizincisi büyüye, dokuzuncusu muskaya,...
Kınayanın kınamasından korkmayan, tevhidi öğretme, şirki iptal etme azminde olan, hiç tanımadığı ve hatta görmediği bir yabancının bile cehennemden kurtulması için, hak olan tek ilahlı, tek din İslam’ı öğretmeyi ve öğretmeyi en mühim vazife...
Yalnız Kendisine ibadet edilen ve yalnızca Kendisinden yardım istenilen Allah’a sonsuz hamd, kulu ve Rasûlü Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’e, âline, ashabına ve ölülere tapmayan bütün Müslümanlara, salât-u selâm olsun. Allah Azze ve Celle...